Yurt Dışında Verilen Boşanma Kararının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi Nasıl Yapılır?
Yurt dışında boşanan kişilerin Türkiye’de de boşanmış sayılabilmesi için belirli hukuki işlemlerin yerine getirilmesi gerekir. Yabancı bir ülke mahkemesi tarafından verilen boşanma kararı, kural olarak yalnızca o ülkede kesinleşmiş olması nedeniyle kendiliğinden Türk nüfus kayıtlarına işlenmez. Kararın Türkiye’de hukuki sonuç doğurabilmesi için şartlarına göre idari tescil yoluna başvurulması veya Türk mahkemelerinde tanıma ve tenfiz davası açılması gerekir.
Özellikle Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, İsveç, İngiltere ve diğer ülkelerde yaşayan Türk vatandaşları açısından yurt dışı boşanma kararının Türkiye’de tanınması, medeni durumun güncellenmesi, yeniden evlenme işlemlerinin yapılabilmesi ve boşanma kararının diğer hukuki sonuçlarının Türkiye’de ileri sürülebilmesi bakımından önem taşır.
Bu süreçte hangi hukuki yolun izleneceği; yabancı kararın içeriğine, kararı veren makamın niteliğine, tarafların birlikte başvuru yapıp yapamayacağına ve kararın nafaka, tazminat veya benzeri icra edilebilir hükümler içerip içermediğine göre belirlenir.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) ile 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu, yabancı boşanma kararlarının Türkiye’de sonuç doğurmasına ilişkin temel düzenlemeleri içermektedir. Yargıtay kararları da tanıma ve tenfiz ayrımı, kesinleşme belgesi, kamu düzeni, savunma hakkı ve görevli mahkeme gibi konularda uygulamaya yön vermektedir.
1. Yurt Dışında Verilen Boşanma Kararı Türkiye’de Kendiliğinden Geçerli Olur mu?
Yabancı bir ülkede boşanmış olmak, Türk hukuku bakımından boşanmanın bütün sonuçlarının kendiliğinden doğduğu anlamına gelmez. Yurt dışında verilen boşanma kararının Türkiye’de hukuki sonuç doğurabilmesi için mevzuatta öngörülen tanıma, tenfiz veya şartları varsa idari tescil prosedürünün tamamlanması gerekir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.10.2011 tarihli, 2010/7122 Esas ve 2011/5363 Karar sayılı ilamında, yabancı mahkemece verilen boşanma kararının Türk hukuku bakımından sonuç doğurmasının yetkili Türk mahkemesince tanıma veya tenfiz kararı verilmesine bağlı olduğu vurgulanmıştır. Bu yaklaşım, yabancı boşanma kararının Türkiye’de ayrıca hukuki geçerlilik kazanması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Örneğin Almanya’da mahkeme kararıyla boşanan bir Türk vatandaşı, boşanma kararını Türkiye’de ilgili nüfus kayıtlarına işletmediği veya gerekli hukuki süreci tamamlamadığı takdirde Türk kayıtlarında hâlen evli görünebilir. Bu durum, özellikle yeniden evlenmek isteyen kişiler bakımından önemli hukuki ve idari sorunlara yol açabilir.
Yabancı boşanma kararının Türkiye’de sonuç doğurması için iki temel yöntem bulunmaktadır:
- İdari tescil: 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27/A maddesinde belirtilen şartların sağlanması hâlinde yabancı boşanma kararının nüfus kütüğüne kaydedilmesi.
- Adli yoldan tanıma ve tenfiz: İdari tescil şartlarının sağlanmaması veya kararın icra edilebilir hükümler içermesi gibi durumlarda Türk mahkemelerinde dava açılması.
Burada önem taşıyan husus, her yabancı boşanma kararının mutlaka mahkemede dava açılarak tanıtılmasının gerekmemesidir. Taraflar gerekli şartları taşıyorsa idari tescil yoluyla da işlem yapabilir.
Bununla birlikte, kararın Türkiye’de tanınması ile nafaka, tazminat veya diğer edimlerin icra edilebilmesi aynı hukuki sonucu doğurmaz. Bu nedenle somut olayda hangi işlemin gerekli olduğunun doğru belirlenmesi gerekir.
2. Yurt Dışında Verilen Boşanma Kararı Türkiye’de Nasıl Tanıtılır? İdari Tescil Mümkün müdür?
Yabancı boşanma kararlarının Türkiye’de tanınması için her durumda mahkemeye başvurulması zorunlu değildir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27/A maddesi, belirli koşullar altında yabancı ülkelerde verilen boşanma kararlarının doğrudan nüfus kütüğüne tescil edilmesine imkân tanımaktadır.
Bu yöntem, özellikle tarafların boşanma konusunda anlaşmalı olduğu ve yalnızca medeni durum kayıtlarının güncellenmesinin amaçlandığı durumlarda pratik bir çözüm sunar.
İdari tescilin şartları nelerdir?
Yabancı boşanma kararının idari yoldan tescil edilebilmesi için temel olarak şu şartların sağlanması gerekir:
- Karar, ilgili yabancı devletin hukukuna göre bu konuda yetkili adli veya idari makam tarafından verilmiş olmalıdır.
- Karar, verildiği ülkenin hukukuna göre usulüne uygun biçimde kesinleşmiş olmalıdır.
- Karar, Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmamalıdır.
- Taraflar kural olarak bizzat veya vekilleri aracılığıyla birlikte başvurmalıdır.
Taraflardan birinin ölmüş veya yabancı olması hâlinde, Türk vatandaşı olan diğer tarafın ya da vekilinin tek başına başvurabilmesine ilişkin kanuni istisnalar bulunmaktadır.
İdari başvuru nereye yapılır?
Başvuru, kararın verildiği ülkedeki yetkili Türk dış temsilciliklerine veya Türkiye’de Bakanlıkça belirlenen nüfus müdürlüklerine yapılabilir.
Ancak her nüfus müdürlüğünün bu konuda başvuru kabul ettiği varsayılmamalıdır. Başvuru öncesinde yetkili birimin belirlenmesi ve gerekli belgelerin ilgili makamdan teyit edilmesi önemlidir.
Taraflardan biri başvuruya katılmazsa ne olur?
Tarafların birlikte başvuru yapması gereken hâllerde diğer tarafın başvuruya katılmaması, idari tescil yolunun kullanılmasını engelleyebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.04.2024 tarihli, 2024/801 Esas ve 2024/2719 Karar sayılı dosyasında, idari başvuru sürecinin sonuçsuz kalmasının ardından adli yola başvurulması gündeme gelmiştir.
5490 sayılı Kanun’un 27/A maddesinde belirtilen şartların sağlanmaması nedeniyle idari tescil talebinin reddedilmesi hâlinde, kararın Türkiye’de tanınması için MÖHUK hükümleri uyarınca dava açılması mümkündür.
Dolayısıyla tarafların birlikte hareket edemediği veya idari tescilin başka bir nedenle gerçekleştirilemediği durumlarda yurt dışı boşanma kararının tanınması davası gündeme gelir.
3. Yabancı Boşanma Kararının Tanınması ile Tenfizi Arasındaki Fark Nedir?
Yurt dışı boşanma kararlarının Türkiye’de hukuki sonuç doğurmasında en önemli ayrımlardan biri tanıma ve tenfiz arasındaki farktır. Bu iki kavram birbiriyle bağlantılı olmakla birlikte aynı anlama gelmez.
Tanıma, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de kesin hüküm veya kesin delil etkisi doğurmasının kabul edilmesini ifade eder. Tenfiz ise yabancı mahkeme kararının icra edilebilir hükümlerinin Türkiye’de yerine getirilebilmesi için gerekli hukuki iznin verilmesidir.
Hukuk Genel Kurulunun 18.10.2023 tarihli, 2022/766 Esas ve 2023/975 Karar sayılı kararında da bu ayrım üzerinde durulmuştur. Kararda, yabancı kararın içeriğinde icra organlarının harekete geçmesini gerektiren bir hüküm bulunması hâlinde tenfiz davasının; böyle bir hüküm bulunmadığında ise tanıma davasının söz konusu olacağı açıklanmıştır.
Yalnızca boşanma kararı varsa hangi dava açılır?
Yabancı karar yalnızca evliliğin sona erdirilmesine ilişkinse ve Türkiye’de icra edilmesi gereken bir eda hükmü içermiyorsa, kural olarak tanıma talebi yeterlidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.10.2023 tarihli, 2023/3384 Esas ve 2023/4606 Karar sayılı kararı ile 18.04.2024 tarihli, 2023/9075 Esas ve 2024/2608 Karar sayılı kararı, icra edilebilir bir hüküm bulunmayan yabancı kararlar bakımından tanıma ve tenfiz ayrımının önemini ortaya koymaktadır.
Nafaka ve tazminat hükümleri varsa ne yapılır?
Yabancı boşanma kararında nafaka ödenmesi, tazminat verilmesi veya başka bir edimin yerine getirilmesi yönünde hükümler bulunuyorsa bu hükümler bakımından tenfiz gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir.
Örneğin yabancı mahkemenin boşanmaya karar vermesinin yanında bir eşin diğerine belirli bir miktar tazminat ödemesine hükmettiği bir durumda, boşanma statüsünün tanınması ile tazminatın Türkiye’de icra edilebilmesi ayrı konulardır.
Mahkeme, kararın farklı bölümleri bakımından farklı hukuki değerlendirmeler yapabilir. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.09.2024 tarihli, 2023/8172 Esas ve 2024/5815 Karar sayılı kararında boşanma yönünden tanıma kararı verilmesi ve tazminata ilişkin tenfiz talebinin ayrılması konusu ele alınmıştır.
Velayet, çocukla kişisel ilişki, nafaka ve tazminat gibi boşanmanın ferilerine ilişkin hükümler de kendi nitelikleri ve icra edilebilirlikleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Bu hükümlerin tamamının her durumda aynı usule tabi olduğu düşünülmemelidir.
Sonuç olarak, tanıma davası yabancı kararın Türkiye’de hukuki etki doğurmasına, tenfiz davası ise gerekli şartlarla icra edilebilir hükümlerinin yerine getirilmesine yöneliktir. Yanlış dava türünün seçilmesi, talebin bir bölümünün reddedilmesine veya ek hukuki işlemler yapılmasına neden olabilir.
4. Yurt Dışı Boşanma Kararının Tanınması ve Tenfizi İçin Hangi Belgeler Gereklidir?
Yabancı boşanma kararının Türkiye’de tanınması veya tenfizi için belgelerin eksiksiz ve usulüne uygun hazırlanması gerekir. Belgelerdeki eksiklikler, özellikle kararın kesinleştiğinin ispatlanamaması veya tercümelerin usulüne uygun olmaması, yargılamanın uzamasına ve ek belge sunulmasının istenmesine neden olabilir.
5718 sayılı MÖHUK’un 52. maddesi uyarınca tanıma veya tenfiz istemi dilekçeyle yapılır. Kanun’un 53. maddesinde ise tenfiz dilekçesine eklenecek belgeler düzenlenmiştir. MÖHUK’un 58. maddesi gereğince kesinleşme ve belge koşulları tanıma bakımından da önem taşır.
Temel olarak hangi belgeler hazırlanmalıdır?
Somut olayın özelliklerine ve ilgili mahkemenin uygulamasına göre değişebilmekle birlikte, genellikle şu belgeler üzerinde durulur:
- Yabancı boşanma kararının aslı veya usulüne uygun onaylanmış örneği.
- Kararın kesinleştiğini gösteren kesinleşme şerhi veya ilgili ülkenin yetkili makamınca düzenlenmiş kesinleşme belgesi.
- Gerekli hâllerde apostil şerhi ya da ilgili belgenin doğruluğunu sağlayan uygun tasdik işlemleri.
- Yabancı kararın ve kesinleşme belgesinin usulüne uygun Türkçe tercümeleri.
- Tercümelerin gerekli olduğu durumlarda noter veya konsolosluk onayı.
- Tarafların kimlik ve adres bilgileri ile dava için gerekli diğer belgeler.
- Vekil aracılığıyla işlem yapılacaksa usulüne uygun vekâletname.
Bu liste genel bir çerçeve sunar. Her belge için aynı tasdik yönteminin uygulanacağı söylenemez. Belgenin düzenlendiği ülke, ilgili uluslararası sözleşmeler, apostil uygulaması ve belgenin niteliği dikkate alınmalıdır.
Kesinleşme şerhi neden önemlidir?
Yabancı kararın yalnızca verilmiş olması yeterli değildir. Kararın ilgili ülke hukukuna göre kesinleşmiş olduğunun da ortaya konulması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16.05.2013 tarihli, 2012/21221 Esas ve 2013/13991 Karar sayılı kararında, kesinleşme belgesinin tanıma talebi bakımından da önem taşıdığı belirtilmiştir. Bununla birlikte kararın kesinleştiği, başka resmî belgelerle açık ve kesin biçimde kanıtlanabiliyorsa ayrıca aynı hususu gösteren başka bir belgenin aranmasına gerek bulunmayabileceği de değerlendirilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.10.2023 tarihli, 2023/2562 Esas ve 2023/4371 Karar sayılı kararı ile 27.06.2024 tarihli, 2024/4641 Esas ve 2024/4942 Karar sayılı kararı da apostil ve onaylı tercüme belgelerinin uygulamadaki önemini göstermektedir.
Apostil şerhi her durumda zorunlu mudur?
Apostil, yabancı ülkede düzenlenen resmî belgenin başka bir ülkede kullanılabilmesini kolaylaştıran bir tasdik yöntemidir. Ancak apostil gerekliliği, belgenin niteliğine, ilgili devletler arasındaki sözleşmelere ve uygulanabilir mevzuata göre değerlendirilmelidir.
Bu nedenle her yabancı boşanma kararı için hiçbir istisna bulunmaksızın aynı tasdik işleminin zorunlu olduğu söylenemez. Başvuru öncesinde ilgili ülke ve belge türü bakımından hangi tasdik yönteminin uygulanması gerektiği kontrol edilmelidir.
Belgelerin eksiksiz hazırlanması, yurt dışı boşanma kararının tanınması ve tenfizi sürecinde usul kaynaklı sorunların azaltılması bakımından temel öneme sahiptir.
5. Yurt Dışı Boşanma Kararının Tanınması Davası Hangi Mahkemede Açılır ve Süreç Nasıl İşler?
İdari tescil yolunun kullanılamadığı veya tenfiz kararı alınmasının gerektiği durumlarda, yabancı boşanma kararının Türkiye’de tanınması ya da tenfizi için adli yola başvurulur.
Görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi, dava dilekçesinin usulüne uygun hazırlanması ve gerekli belgelerin sunulması sürecin önemli aşamalarıdır.
Görevli mahkeme hangisidir?
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesi uyarınca, aile hukukundan kaynaklanan yabancı boşanma kararlarının tanınması ve tenfizinde görevli mahkeme aile mahkemesidir.
Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde, ilgili mevzuat çerçevesinde aile mahkemesi sıfatıyla görev yapan mahkemede dava açılması söz konusu olabilir.
Yetkili mahkeme nasıl belirlenir?
5718 sayılı MÖHUK’un 51. maddesine göre tanıma ve tenfiz talepleri, kanunda belirtilen yetki kuralları çerçevesinde ileri sürülür. İlgili düzenlemede, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesi; böyle bir yer bulunmuyorsa Türkiye’de sakin olduğu yer mahkemesi esas alınmıştır. Türkiye’de yerleşim yeri veya sakin olduğu bir yer bulunmaması hâlinde ise Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birine başvurulabilir.
Somut olayda uygulanacak yetki kuralı belirlenirken tarafların Türkiye’deki yerleşim ve bulunma durumları dikkate alınmalıdır.
Yetki itirazının süresinde ve usulüne uygun ileri sürülmesi de önem taşır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 30.11.2023 tarihli, 2023/4626 Esas ve 2023/5830 Karar sayılı kararında, dava dilekçesiyle ileri sürülmeyen yetki itirazının istinaf veya temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği yönündeki değerlendirme öne çıkmaktadır.
Tanıma ve tenfiz davası nasıl ilerler?
Dava süreci genel olarak şu aşamalardan oluşur:
- Hukuki yolun belirlenmesi: Kararın idari tescile uygun olup olmadığı, yalnızca tanıma mı yoksa tenfiz talebinin de mi gerektiği incelenir.
- Belgelerin hazırlanması: Yabancı karar, kesinleşme belgesi, gerekli tasdik işlemleri ve Türkçe tercümeler hazırlanır.
- Dava dilekçesinin sunulması: Görevli ve yetkili mahkemede, talebin niteliğine uygun bir dilekçeyle dava açılır.
- Tebligat ve savunma süreci: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılır ve tarafların usule ilişkin itirazları değerlendirilir.
- Kanuni şartların incelenmesi: Mahkeme, MÖHUK’ta belirtilen tanıma ve tenfiz koşullarını değerlendirir.
- Karar ve gerekli işlemler: Talep hakkında karar verilir; kararın kesinleşmesi ve nüfus kayıtlarına işlenmesi için gerekli işlemler yürütülür.
Bu aşamalar her dosyada aynı sürede tamamlanmayabilir. Tebligat işlemleri, belgelerin yeterliliği, tarafların itirazları ve dosyanın özellikleri yargılamanın süresini etkileyebilir.
Yabancı mahkemedeki tebligat neden önemlidir?
Yabancı mahkemede yürütülen yargılamada davalının usulüne uygun çağrılmış olması, temsil edilmesi ve savunma hakkının korunması önem taşır.
MÖHUK’un 54. maddesi kapsamında, tenfiz talebine karşı ileri sürülebilecek bazı savunma ve usul itirazları kanunda düzenlenmiştir. Bu nedenle yabancı yargılamadaki tebligat belgeleri ve dosya kapsamındaki resmî kayıtlar, somut olay bakımından önem taşıyabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.01.2024 tarihli, 2023/6250 Esas ve 2024/107 Karar sayılı kararı ile 30.11.2023 tarihli, 2023/5944 Esas ve 2023/5878 Karar sayılı kararı, yabancı yargılamadaki usul işlemlerinin ilgili yabancı hukuka göre değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin hususları ele almaktadır.
Bu sebeple yabancı mahkemedeki tebligatın nasıl yapıldığı, kararın taraflara bildirilip bildirilmediği ve savunma hakkına ilişkin bir itiraz bulunup bulunmadığı dosya özelinde incelenmelidir.
6. Yabancı Boşanma Kararının Tanınması İçin Hangi Şartlar Aranır? Kamu Düzeni, Zamanaşımı ve Kararın Etkisi Nedir?
Yabancı boşanma kararının Türkiye’de tanınması veya tenfizi, yalnızca kararın kesinleşmiş olmasına bağlı değildir. İlgili mevzuatta öngörülen diğer koşulların da değerlendirilmesi gerekir.
MÖHUK’un 54. maddesi, yabancı mahkeme kararlarının tenfizine ilişkin şartları düzenlerken 58. madde, tanımanın koşullarını ve karşılıklılık şartının uygulanmamasını özel olarak düzenlemektedir.
Karşılıklılık şartı tanıma davasında aranır mı?
MÖHUK’un 54. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, tenfiz bakımından karşılıklılık esasına dayanan anlaşma, kanun hükmü veya fiilî uygulamanın bulunmasını öngörür.
Buna karşılık MÖHUK’un 58. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yabancı mahkeme kararının tanınmasında 54. maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki karşılıklılık şartı uygulanmaz.
Dolayısıyla tanıma ile tenfiz bakımından karşılıklılık koşulu aynı şekilde değerlendirilmez. Yalnızca boşanma statüsünün tanınması talep edildiğinde karşılıklılık şartının aranmaması, özellikle farklı ülkelerde verilmiş kararlar bakımından önem taşır.
Türk kamu düzenine aykırılık ne anlama gelir?
Yabancı kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması, tanıma ve tenfiz değerlendirmesinde önem taşıyan koşullardandır.
Ancak yabancı mahkemenin Türk hukukundan farklı kurallar uygulamış olması veya kararın Türk hukukundaki düzenlemelerden farklı bir sonuca ulaşması, tek başına kamu düzenine açık aykırılık bulunduğu anlamına gelmez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.11.2025 tarihli, 2025/6336 Esas ve 2025/10236 Karar sayılı kararında, yabancı kararda Türk hukukunun uygulanmamış olmasının tek başına kamu düzenine açık aykırılık oluşturmayacağı yönündeki yaklaşım ortaya konulmuştur.
Bu çerçevede kamu düzeni incelemesi, yabancı kararın Türk hukukuna tamamen uygun olup olmadığının yeniden araştırılması şeklinde yürütülmez. Türk hukuk düzeninin temelini oluşturan vazgeçilmez ilkeler bakımından açık ve ağır bir aykırılığın bulunup bulunmadığı değerlendirilir.
Türk mahkemesi yabancı boşanma kararını yeniden inceleyebilir mi?
Yabancı mahkeme kararının tanınması veya tenfizi aşamasında Türk mahkemesi, kural olarak yabancı mahkemenin maddi olaylara ilişkin değerlendirmelerini ve uyguladığı hukukun doğruluğunu yeniden inceleyemez.
Bu ilke, hukuk literatüründe révision au fond yasağı olarak adlandırılır. Hukuk Genel Kurulunun 18.10.2023 tarihli, 2022/766 Esas ve 2023/975 Karar sayılı kararı da yabancı mahkeme kararının esasına ilişkin yerindelik denetiminin yapılamayacağını vurgulamaktadır.
Mahkemenin incelemesi, ilgili kanun maddelerinde belirtilen tanıma ve tenfiz şartlarıyla sınırlıdır. Bununla birlikte kamu düzeni, savunma hakkı ve kanunda düzenlenen diğer koşullar somut olayın özelliklerine göre incelenebilir.
Tanıma ve tenfiz davasında zamanaşımı var mıdır?
Hukuk Genel Kurulunun 2022/766 Esas ve 2023/975 Karar sayılı kararında, yabancı boşanma kararlarının tanınması ve tenfizi talepleri bakımından bir zamanaşımı süresi bulunmadığı, hukuki yarar şartıyla talebin her zaman ileri sürülebileceği belirtilmiştir.
Bu nedenle yabancı boşanma kararının kesinleşmesinin üzerinden uzun süre geçmiş olması, tek başına tanıma talebinde bulunulmasına engel oluşturmaz. Ancak somut olayda hukuki yararın bulunması ve diğer yasal şartların karşılanması gerekir.
Tanıma kararı hangi tarihten itibaren sonuç doğurur?
MÖHUK’un 59. maddesine göre yabancı mahkeme kararının kesin hüküm veya kesin delil etkisi, yabancı kararın kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder.
Bu düzenleme uyarınca tanımanın etkisi, kural olarak Türk mahkemesinin karar verdiği tarihten değil, yabancı kararın kesinleştiği tarihten itibaren değerlendirilir.
Örneğin yabancı boşanma kararı 2021 yılında kesinleşmiş, Türkiye’de tanıma davası ise 2026 yılında sonuçlanmış olabilir. Bu durumda yabancı kararın kesin hüküm etkisinin zaman bakımından başlangıcı, kanundaki şartlar çerçevesinde 2021 yılındaki kesinleşme tarihidir.
Bununla birlikte tanımanın geçmişe etkisi, yabancı karardaki her hükmün Türkiye’de kendiliğinden icra edilebilir hâle geldiği anlamına gelmez. Nafaka ve tazminat gibi eda hükümleri bakımından gerekli tenfiz koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.
Sonuç: Yurt Dışı Boşanma Kararının Türkiye’de Geçerli Olması İçin Ne Yapılmalıdır?
Yurt dışında verilen boşanma kararının Türkiye’de hukuki sonuç doğurabilmesi için öncelikle kararın niteliği ve uygulanabilecek hukuki yöntem belirlenmelidir. Tarafların gerekli koşulları sağlaması hâlinde 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27/A maddesi kapsamında idari tescil yoluna başvurulabilir. İdari tescilin mümkün olmadığı veya yabancı karardaki icra edilebilir hükümlerin Türkiye’de yerine getirilmesi gerektiği durumlarda ise MÖHUK hükümleri uyarınca tanıma ve/veya tenfiz davası açılması gündeme gelir.
Bu süreçte kararın kesinleşmiş olması, gerekli belgelerin usulüne uygun hazırlanması, görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi, tebligat ve savunma hakkına ilişkin hususların değerlendirilmesi önem taşır. Ayrıca yabancı kararın yalnızca boşanmaya mı ilişkin olduğu, yoksa nafaka, tazminat, velayet veya çocukla kişisel ilişki gibi başka hükümler de içerip içermediği dikkatle incelenmelidir.
Yargıtay kararları, yabancı boşanma kararlarının tanınması ve tenfizinde mahkemenin incelemesinin kanuni koşullarla sınırlı olduğunu, tanıma bakımından karşılıklılık şartının aranmadığını ve yabancı kararın kesinleştiği tarihin hukuki sonuçlar açısından önem taşıdığını göstermektedir.
Yurt dışı boşanma kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizi, her dosyada aynı şekilde ilerleyen standart bir işlem değildir. Kararın verildiği ülke, kararı veren makam, tarafların başvuru imkânları ve kararın içerdiği hükümler birlikte değerlendirilmelidir. Somut olaya uygun hukuki yolun belirlenmesi ve belgelerin eksiksiz hazırlanması, sürecin doğru yürütülmesine yardımcı olur.
Bu nedenle yurt dışında boşanmış kişilerin, Türkiye’deki medeni durum kayıtlarının güncellenmesi veya yabancı karardaki nafaka ve tazminat gibi hükümlerin uygulanması için gerekli hukuki işlemleri başlatmadan önce dosyalarını ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirmeleri önem taşımaktadır.

