Boşanmada Kripto Paralar ve Bitcoin Nasıl Paylaşılır?

Boşanmada Kripto Paralar ve Bitcoin Nasıl Paylaşılır?

Boşanmada Kripto Para ve Bitcoin Nasıl Paylaşılır?

Boşanmada kripto para paylaşımı, özellikle Bitcoin ve diğer dijital varlıklara yatırım yapan eşler bakımından mal rejiminin tasfiyesinde önem taşıyan hukuki konulardan biridir. Evlilik süresince edinilen kripto paraların kime ait olduğu, kişisel mal mı yoksa edinilmiş mal mı sayılacağı, boşanma sırasında nasıl tespit edileceği ve diğer eşin katılma alacağı hakkının nasıl hesaplanacağı uygulamada çeşitli uyuşmazlıklara neden olabilmektedir.

Türk hukukunda kripto paraların boşanmada paylaşımını bütün yönleriyle düzenleyen özel bir tasfiye hükmü bulunmamaktadır. Bu nedenle kripto varlıkların paylaşımı, başta Türk Medeni Kanunu’nun edinilmiş mallara katılma rejimine ilişkin hükümleri olmak üzere mal rejiminin tasfiyesine dair genel esaslar çerçevesinde değerlendirilir.

Yargıtay kararları üzerinde yapılan araştırmada, kripto varlıkların mal rejimi kapsamında tasfiyesine ilişkin genel ve doğrudan bir ilke belirleyen müstakil bir içtihada rastlanmamıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.02.2023 tarihli, E. 2022/6935, K. 2023/684 sayılı kararı, sanal para yatırımı iddiasını içermekle birlikte kripto paraların mal paylaşımına ilişkin genel bir kural ortaya koymamaktadır.

Bu yazıda, boşanmada Bitcoin ve diğer kripto paraların paylaşımı; mal rejiminin hukuki çerçevesi, edinilmiş mal ve kişisel mal ayrımı, değerleme, mal kaçırma, ispat ve yargılama süreci bakımından ele alınmaktadır.

Boşanmada Kripto Para ve Bitcoin Mal Paylaşımına Dahil Edilir mi?

Evet. Ekonomik değer taşıyan kripto varlıklar, boşanma nedeniyle mal rejiminin tasfiyesinde dikkate alınabilecek malvarlığı değerleridir. Bitcoin, Ethereum ve diğer kripto varlıkların fiziksel bir varlığa sahip olmaması, bunların mal rejiminin tasfiyesi dışında kalacağı anlamına gelmez.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (bb) bendinde kripto varlıklar, dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik ortamda oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıklar olarak tanımlanmıştır.

Bu hukuki nitelik, kripto varlıkların ekonomik değer taşıyan malvarlığı unsurları olarak değerlendirilmesini desteklemektedir. Dolayısıyla boşanma sırasında eşlerden birinin adına kayıtlı bir kripto para borsası hesabında veya kendisinin kontrol ettiği bir dijital cüzdanda bulunan varlıklar, somut olayın özelliklerine göre mal rejiminin tasfiyesine konu olabilir.

Burada belirleyici olan yalnızca kripto paranın hangi eşin hesabında bulunduğu değildir. Varlığın ne zaman, hangi kaynakla ve hangi hukuki ilişki kapsamında edinildiği de incelenmelidir.

Örneğin, evlilik birliği devam ederken maaş veya ticari kazançla Bitcoin satın alan eşin bu yatırımı kural olarak edinilmiş mal kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık evlilik öncesinde sahip olunan birikimle alınan kripto varlıkların kişisel mal niteliği taşıması mümkündür.

Kripto paraların boşanmada paylaşımı, kural olarak Bitcoin veya diğer kripto varlıkların doğrudan iki eş arasında bölüştürülmesi şeklinde gerçekleşmez. Tasfiye sonucunda ortaya çıkan katılma alacağı, Türk Medeni Kanunu’ndaki şartlar çerçevesinde parasal bir alacak olarak hesaplanır.

Evlilikte Alınan Bitcoin Edinilmiş Mal mı, Kişisel Mal mı Sayılır?

Boşanmada Bitcoin paylaşımında en önemli konulardan biri, kripto varlığın edinilmiş mal mı yoksa kişisel mal mı olduğunun belirlenmesidir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 219. maddesine göre edinilmiş mal, her eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Aynı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ise bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.

Bu nedenle, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde ücret, ticari kazanç, tasarruf veya diğer gelirlerle satın alınan Bitcoin ve altcoinler kural olarak edinilmiş mal sayılır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.06.2013 tarihli, E. 2012/10180, K. 2013/8878 sayılı kararında da bir eşin bütün mallarının, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Buna karşılık Türk Medeni Kanunu’nun 220. maddesi kapsamında aşağıdaki kripto varlıklar kişisel mal niteliği taşıyabilir:

  • Evlilikten önce edinilmiş kripto paralar,
  • Miras yoluyla kazanılan kripto varlıklar,
  • Bağış veya diğer karşılıksız kazandırmalarla edinilen kripto paralar,
  • Kişisel malın yerine geçen değerler.

Kişisel mal iddiasında bulunan eş, ilgili varlığın kişisel mal niteliğini ve edinim kaynağını ispatlamalıdır. Örneğin, evlilik öncesinde banka hesabında bulunan parayla kripto para satın alınmışsa banka kayıtları, borsa işlem geçmişi ve transfer belgeleri bu iddianın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

Bununla birlikte, kişisel mal niteliğindeki kripto varlıkların evlilik süresince sağladığı gelirler ayrıca değerlendirilmelidir. TMK m. 219/2-4 uyarınca kişisel malların gelirleri edinilmiş mal sayılır. Bu nedenle kişisel mal niteliğindeki bir yatırımın dönemsel getirilerinin, staking gelirlerinin veya benzeri kazançların hukuki niteliği somut olayın özelliklerine göre incelenmelidir.

Sonuç olarak, kripto paranın evlilik içinde edinilmiş olması tek başına her durumda edinilmiş mal sayılması için yeterli bir değerlendirme değildir. Edinim tarihi, kullanılan kaynak ve kişisel mal yerine geçen değerlerin bulunup bulunmadığı birlikte ele alınmalıdır.

Boşanmada Kripto Para Paylaşımı Nasıl Hesaplanır ve Bitcoin Hangi Tarihte Değerlenir?

Boşanmada kripto para paylaşımı hesaplanırken mal rejiminin sona erdiği tarih ile kripto varlığın parasal değerinin belirleneceği tarih birbirinden ayrılmalıdır.

Türk Medeni Kanunu’nun 225. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, boşanma nedeniyle evliliğin sona erdirilmesine karar verilmesi hâlinde mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer.

Bu nedenle, kural olarak tasfiyeye konu edilecek kripto varlıkların miktarı ve mal rejiminin sona erdiği sıradaki durumu belirlenmelidir. Boşanma davasından sonra satın alınan kripto paralar ise edinim kaynağı ve diğer ilgili hukuki koşullar ayrıca değerlendirilmek kaydıyla, sırf evlilik daha sonra sona erdiği için tasfiyeye otomatik olarak dahil edilmez.

Diğer taraftan, Türk Medeni Kanunu’nun 235. maddesinin birinci fıkrasına göre mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır. Yargıtay uygulamasında tasfiye konusu malın karar tarihine en yakın sürüm değerinin belirlenmesi esas alınmaktadır.

Bu ilkeler kripto varlıklara uygulandığında, boşanma davasının açıldığı tarihte mevcut olan Bitcoin miktarı ile bu miktarın tasfiye hesabında esas alınacak parasal değeri ayrı ayrı belirlenmelidir. Örneğin, dava tarihinde eşin cüzdanında bulunan Bitcoin miktarı tespit edildikten sonra ilgili miktarın tasfiye bakımından esas alınacak tarihteki Türk lirası karşılığı uzman incelemesiyle belirlenebilir.

Kripto paraların yüksek fiyat dalgalanmaları göstermesi nedeniyle değerleme yönteminin açık, denetlenebilir ve gerekçeli olması önemlidir. Bilirkişi incelemesinde kullanılan borsa veya piyasa verileri, fiyatın hangi tarih ve saatte esas alındığı, varlığın türü ve miktarı ile varsa işlem ve transfer kayıtları raporda gösterilmelidir.

Katılma alacağının hesaplanmasında TMK m. 231 uyarınca edinilmiş malların toplam değerinden ilgili borçlar çıkarılarak artık değer belirlenir. TMK m. 236/1 gereğince her eş, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur; karşılıklı alacaklar takas edilir.

Bununla birlikte, her somut olayda doğrudan toplam kripto varlık değerinin yarısının diğer eşe verilmesi sonucuna ulaşılmaz. Kişisel mallar, ilgili borçlar, denkleştirme, eklenecek değerler ve eşlerin karşılıklı katılma alacakları birlikte değerlendirilmelidir.

Boşanma Öncesinde Bitcoin’in Satılması veya Başka Cüzdana Aktarılması Mal Kaçırma Sayılır mı?

Boşanma öncesinde kripto paraların satılması, nakde çevrilmesi, soğuk cüzdana aktarılması veya üçüncü kişilere gönderilmesi her durumda mal kaçırma anlamına gelmez. Ancak işlemin diğer eşin katılma alacağını azaltma amacıyla yapılması hâlinde Türk Medeni Kanunu’nun 229. maddesi gündeme gelebilir.

TMK m. 229 uyarınca, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmaksızın yapılan olağan hediyeler dışındaki karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler, kanundaki koşullar çerçevesinde edinilmiş mallara değer olarak eklenir.

Bu hüküm, kripto varlıkların boşanmadan önce elden çıkarılması durumunda da önem taşır. Örneğin eşlerden birinin boşanma sürecinde sahip olduğu Bitcoinleri başka bir kişinin cüzdanına aktarması veya borsadaki varlıklarını nakde çevirerek gizlemesi hâlinde işlemin amacı, tarihi ve ekonomik sonuçları araştırılabilir.

Bu tür uyuşmazlıklarda şu hususlar önem taşır:

  • Kripto varlıkların ne zaman ve hangi hesaptan transfer edildiği,
  • Transferin hangi cüzdana veya kişiye yapıldığı,
  • İşlem karşılığında bir bedel alınıp alınmadığı,
  • İşlemin olağan bir yatırım veya harcama kapsamında bulunup bulunmadığı,
  • Diğer eşin katılma alacağını azaltma kastının somut delillerle ortaya konulup konulamadığı.

TMK m. 235/2 uyarınca, kanunda belirtilen eklenecek değerler bakımından devredilen malın devir tarihindeki değeri esas alınır. Dolayısıyla kripto varlığın daha sonra değer kazanması veya kaybetmesi, uygulanacak değerleme kuralının doğru belirlenmesini gerekli kılar.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.12.2012 tarihli, E. 2012/10826, K. 2012/12964 sayılı kararında da katılma alacağını azaltma amacıyla elden çıkarılan paranın tasfiyede eklenecek değer olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeki ilkeler ele alınmıştır.

Ancak her transferin TMK m. 229 kapsamında değerlendirileceği söylenemez. İşlemin gerçek niteliği, amacı, tarihi ve delilleri birlikte incelenmelidir.

Boşanmada Eşin Kripto Para Hesabı ve Soğuk Cüzdanındaki Varlıklar Nasıl Tespit Edilir?

Kripto paraların boşanmada paylaşımına ilişkin davalarda en önemli sorunlardan biri, diğer eşin sahip olduğu varlıkların ve işlem geçmişinin tespit edilmesidir. Özellikle yabancı kripto para borsaları, kişisel dijital cüzdanlar ve soğuk cüzdanlar söz konusu olduğunda ispat süreci daha karmaşık hâle gelebilir.

Türkiye’de faaliyet gösteren kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesaplar bakımından mahkemeden ilgili kuruluşlara müzekkere yazılması talep edilebilir. Uyuşmazlığın kapsamına ve hukuki koşullara göre hesap açılış bilgileri, bakiye kayıtları, işlem geçmişi, yatırma ve çekme hareketleri ile cüzdan transferlerine ilişkin kayıtların celbi istenebilir.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 35/C maddesinin beşinci fıkrasında, müşterilerin kripto varlık transferlerinin gerçekleştirildiği cüzdanlara ve fon transferlerinin gerçekleştirildiği hesaplara ilişkin kayıtların güvenli, erişilebilir ve takip edilebilir şekilde tutulmasına ilişkin düzenleme bulunmaktadır.

Bunun yanında banka hesap hareketleri de kripto varlıkların edinim kaynağını ve transferlerini belirlemek açısından önemlidir. Banka hesabından kripto para borsasına yapılan havaleler, borsadan bankaya aktarılan tutarlar ve diğer finansal kayıtlar birlikte incelenebilir.

Kripto varlıkların yabancı platformlarda veya soğuk cüzdanlarda tutulması hâlinde doğrudan kayıt elde edilmesi her zaman mümkün olmayabilir. Bu durumda banka hareketleri, mevcut dijital kayıtlar, taraf beyanları, transfer bilgileri ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.

Gerekli görüldüğünde bilişim ve finans alanlarında uzman bilirkişilerden rapor alınarak şu konuların açıklığa kavuşturulması istenebilir:

  • Kripto varlıkların edinim tarihi ve miktarı,
  • Varlıkların ediniminde kullanılan paranın kaynağı,
  • Cüzdanlar ve borsalar arasındaki transfer hareketleri,
  • Kişisel mal ve edinilmiş mal ayrımı,
  • Tasfiye hesabında esas alınacak değer,
  • İddia edilen mal kaçırma işlemlerinin niteliği.

Mal kaçırma veya varlıkların elden çıkarılması riski varsa somut olayın koşullarına göre ihtiyati tedbir talebi de değerlendirilebilir. Bununla birlikte, tedbirin uygulanabilirliği; talebin kapsamına, varlığın tespit edilebilirliğine, ilgili kuruluşun hukuki durumuna ve mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.

Boşanmada Kripto Para Paylaşımı İçin Hangi Deliller Gereklidir ve Yargıtay Kararları Ne Söyler?

Boşanmada kripto para paylaşımı talebinde bulunan tarafın, uyuşmazlığın niteliğine göre kripto varlığın varlığını, miktarını, edinim dönemini ve tasfiyeye dahil edilmesi gerektiğini ortaya koyabilecek delilleri sunması önemlidir. Kişisel mal savunmasında bulunan tarafın ise bu iddiasını destekleyen edinim kaynağı ve finansal kayıtları göstermesi gerekir.

Deliller arasında kripto para borsası hesap ekstreleri, işlem geçmişi, banka dekontları, cüzdan adresleri, transfer kayıtları, dijital belgeler ve uzman bilirkişi incelemesi yer alabilir. Delillerin hukuka uygun biçimde elde edilmesi ve ilgili kripto varlıkla bağlantısının kurulması gerekir.

Yargıtay’ın mal rejiminin tasfiyesine ilişkin genel kararları, kripto varlık uyuşmazlıklarında yol gösterici olabilir. Bu kapsamda edinilmiş mal karinesi, kişisel mal iddiasının ispatı, artık değer hesabı, eklenecek değerler ve tasfiye değerinin belirlenmesi gibi yerleşik ilkeler önem taşır.

Örneğin Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 10.10.2018 tarihli, E. 2016/5992, K. 2018/17050 sayılı kararı, edinilmiş mal karinesi ve ispat yüküne ilişkin genel ilkeler bakımından değerlendirilebilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 29.11.2010 tarihli, E. 2010/2903, K. 2010/5687 sayılı kararında ise banka hesabındaki paranın kişisel ve edinilmiş mal niteliğindeki kısımlarının uzman bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerekliliği ele alınmıştır.

Kripto varlıklar bakımından doğrudan önem taşıyan kararlardan biri, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.02.2023 tarihli, E. 2022/6935, K. 2023/684 sayılı ilamıdır. Bu uyuşmazlıkta taraflar sanal para yatırımı hakkında açıklamalarda bulunmuş; ancak Daire kripto paraların mal rejiminde nasıl tasfiye edileceğine ilişkin genel ve bağlayıcı bir paylaşım ilkesi belirlememiştir. Karar, ziynet alacağı uyuşmazlığı ve usule ilişkin değerlendirmeler çerçevesinde incelenmiştir.

Bu nedenle söz konusu kararın, Bitcoin’in boşanmada paylaşımını doğrudan düzenleyen bir Yargıtay içtihadı gibi sunulması doğru olmaz. Kripto varlıkların tasfiyesinde, mevcut doğrudan içtihat sınırlılığı dikkate alınarak Türk Medeni Kanunu hükümlerinin ve mal rejiminin tasfiyesine ilişkin genel Yargıtay ilkelerinin somut olaya uygulanması gerekir.

Delil ve ispat bakımından her dosyanın kendi koşulları önemlidir. Kripto varlıkların türü, edinim tarihi, hesapların kimin kontrolünde olduğu, transferlerin amacı ve tarafların iddiaları birlikte değerlendirilerek hukuki talebin kapsamı belirlenmelidir.

Sonuç

Boşanmada Bitcoin ve diğer kripto paraların paylaşımı, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin genel hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gereken bir hukuki meseledir. Kripto varlıkların gayri maddi nitelikte olması, ekonomik değerlerinin bulunması hâlinde bunların malvarlığı kapsamında değerlendirilmesine engel değildir.

Evlilik süresince karşılığı verilerek edinilen kripto paralar kural olarak edinilmiş mal kabul edilir. Evlilik öncesi birikimlerle, mirasla veya bağış yoluyla edinilen varlıklar ise gerekli koşulların ispatlanması hâlinde kişisel mal sayılabilir. Kişisel mallardan elde edilen gelirlerin hukuki niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Tasfiyede mal rejiminin sona erdiği tarih, kripto varlıkların o tarihteki miktarı, değerleme tarihi, ilgili borçlar, denkleştirme ve eklenecek değerler birlikte ele alınır. Diğer eşin katılma alacağı, yalnızca kripto varlıkların toplam değerinin ikiye bölünmesiyle değil, TMK m. 231 ve m. 236 hükümlerine uygun bir artık değer hesabıyla belirlenir.

Kripto varlıkların boşanma öncesinde gizlenmesi veya diğer eşin katılma alacağını azaltma kastıyla devredilmesi hâlinde TMK m. 229 kapsamında değerlendirme yapılması mümkün olabilir. Bu tür uyuşmazlıklarda borsa kayıtları, banka hareketleri, cüzdan transferleri ve bilirkişi incelemesi önem taşır.

Son olarak, Yargıtay’ın kripto varlıkların mal rejimi kapsamında tasfiyesine ilişkin doğrudan ve genel bir ilke belirleyen müstakil içtihadının tespit edilememiş olması nedeniyle, hukuki değerlendirme mevcut mevzuat ve yerleşik genel tasfiye ilkeleri üzerinden yapılmalıdır. Her somut olayda kripto varlıkların edinim kaynağı, miktarı, transfer geçmişi ve değerleme yöntemi ayrı ayrı incelenmelidir.